parasepia - parapsikoloji platformu
telepati ile aşık etme benim usta olduğum bir konu. platonik olduğunuz veya ayrıldığınız eski sevgiliniz için aşık ettirme yollarından en etkili olanını yıllarca anlattım ve bir çok insanı sevdiği kişiye kavuşturdum. sizlerde öğreteceğim yöntemi uygularsanız kısa zamanda mutluluğa yelken açabilirsiniz.

başarabilmeniz için anlattığım her şeyi baştan sona okuyup anlamanız ve uygulamanız gerekiyor. çünkü bir şeyi eksik veya yanlış yaparsanız telepati ile aşık etme, aşık etmemeye döner (: o yüzden beni dikkatlice dinleyin.

- telepati ile aşık etme nedir?
telepati, insanların zihnine mesaj göndermektir. diğer insanlara düşünce veya duygu gönderip onların zihnini kontrol edebilirsiniz.

Ritüel, tekrarlanan eylemlerdir. Belli bir şeyi belirli zaman aralıkları ile yaparsan bu senin ritüelin olur. Namaz kılmak, tokalaşmak veya yemek yemek için sofrayı hazırlamak bir ritüeldir.

Bizim konumuzda ise telepati ile aşık etme başlı başına bir ritüeldir. Sevdiğiniz kişiye belirlediğim süre kadar bu yöntemi uygulayacak ve onu kendinize aşık ettireceksiniz.

- telepati ile aşık etme günah mı?
telepati ile aşık etme tabii ki günah değil. günah olması için büyü yapmanız veya bunu zorla yapmış olmanız gerekiyor. ha bir de aşık etmeyi kötü bir niyet için yapıyorsanız günah olur. ama temelde telepati ile aşık etme günah değildir. çünkü içinde günah olabilecek bir şey barındırmıyor.

şunu belirtmeliyim ki bir çok yerde ritüel veya telepati adı altında büyü anlatılıyor. lütfen eşya kullanılan veya anlamını bilmediğiniz arapça, farsça vb. şeylerin olduğu uygulamaları yapmadan önce iki kez düşünün. mümkünse hiç yapmayın. benim anlatacağım yöntem büyü değildir. zorla aşık ettirme gibi bir olay olmadığı için günahta değildir.

telepati ile aşık etme ritüeli nasıl gerçekleşir?
amacımız, zihnine gönderdiğimiz mesajlar ile onu aşık olmaya ikna etmektir. bunun için aşık etmek istediğiniz kişinin zihnine telepatik mesaj göndereceğiz ama öncelikle konuşma metni hazırlayacağız. ben örnek bir metin hazırlayacağım ve sizde gerekli yerlerini kendinize uyarlayıp uygulayacaksınız. peki bu yeterli mi? tabii ki değil. bir insanı yalnızca konuşmayla aşık edemezsiniz. o yüzden konuşma olarak ileteceğimiz mesajla birlikte aşk, sevgi duygusunu da gönderip onu bu duruma hazır hale getireceğiz.

telepati ile aşık etme ritüelini kimler yapabilir?
herkes yapabilir, bu konuda hiçbir sınırlama yok. ama.. eğer aşık etmek istediğiniz kişinin sevgilisi varsa veya evliyse bu tekniği uygulamayın. karma var, size geri döner falan demeyeceğim çünkü benim için öyle şeyler yok. ama bu yaptığınız şey pek etik olmaz. o yüzden ilişkisi olan kişilere bu yöntemi uygulamamanızı rica ediyorum. kötü bir niyetle yapılırsa işe yaramaz veya sana geri dönmez gibi şeyler söyleyen insanlar oluyor maalesef. bakın benim telepati eğitimim bile var. yani bu konuda ciddiye alınabilecek tek kişi benim. size diyorum ki, söylenen bu tarz şeyler doğru değil ama sizin kötü niyetle bunları yapmanız yanlış bir davranış olur. yine de karar sizin.

bu arada telepati eğitimime katılmak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

- sana neden aşık olsun?
kendinize sormanız gereken 2 önemli soru var. sana "neden aşık olsun?" ve "neyine aşık olsun?" direkt söyleyince insan biraz aşağılanmış gibi hissediyor ama bu konuda ciddiyim :d onu söylediğiniz şeylerle ikna edeceksiniz. bu yüzden aşık olunabilecek yanlarınızı belirleyin. siz bunun üzerinde düşünün bende diğer adıma geçeyim.

- telepati ile aşık etmek için yapılacak telepatik konuşma
bir kızı kendime nasıl aşık ederim temalı bir yazı yazacağım, siz de bunu kendinize uyarlayacaksınız. kadınsanız erkek aşık etmek istiyor olabilirsiniz -doğal olarak- bu noktada bir sorun yaşamazsınız çünkü neyi, neden söyleyeceğimi belirteceğim. herkesin söyleyeceği şeyler farklı olacağı için öncellikle içinde bulunduğunuz durumu netleştirmeliyiz. bunu da kendi üzerimden anlatayım.

josephine ile sevgiliydim ve aldattığım için benden ayrıldı. benden nefret ediyor. eskiden zekama aşık olduğunu söylemişti çünkü tipim kayık.
• neyime aşık olacağı sorusunun cevabı belli, "zeka".
• peki neden bana aşık olsun? onu mutlu ederim. param var, rahat bir hayatı olur. özünde iyi biriyim, aldatmadığım taktirde.. (tabii bu söylediklerim konuyu netleştirmek için, yoksa kimse ben seni mutsuz ederim lütfen benimle birlikte ol demez :d)

özetle ona mutlu bir gelecek vaadediyorum. ama şu an benden nefret ediyor, onu beni affetmesi için de ikna etmem gerek. konuşma metnimiz toplamda 4 hücum bölümünden oluşacak.
• onu öv ve savunma mekanizmasını kır.
• kendini acındırıp iyi yönlerini göster ve seni affetsin.
• neden aşık olması gerektiğini söyle.
• neyine aşık olacağını belirt..
saldırı planımız bu şekilde arkadaşlar :p

unutmayın birini ikna etmek istiyorsanız önce ona hak verip sonra hücuma geçeceksiniz. bunun içinde öncelikle onun götünü kaldırmalısınız.
konuşma metnim;
"josephine.. sen çok iyi birisin, mükemmelsin. eğer biri seni seviyorsa dayanamaz, hemen affedersin. özünde iyi birisi olduğumu biliyorsun. seni çok seviyorum. yaptığım şeyden dolayı pişmanım, lütfen beni affet. güzel günlere geri dönelim. mutlu bir geleceğimiz ve güzel çocuklarımız olsun. ben konuştuğum zaman gülümseyerek beyin orgazmı yaşadığını söylerdin ya.. işte onu yapabilecek tek kişi benim.”

evvet gördüğünüz gibi ilk kısımda övdüm ve af diledim, ikinci kısımda mutlu bir gelecek vaadinde bulundum ve ona yaptığım muhteşem etkilerimden bahsettim. bu metni kendinize uyarlayın. uzunluğu bu şekilde olursa yeterli. cümleleri olabildiğince basit tutmaya çalışın.

- telepati ile aşık etme tekniği
kimsenin sizi rahatsız etmeyeceği ve dikkatinizin dağılmayacağı bir yere geçin lütfen.
1- gözlerini kapatın.
2- aşık etmek istediğiniz kişiyi hayal edin.
yalnızca yüzünü değil, belden yukarısını hayal edin.
3- sol memenizin altından kırmızı renkte bir ışığın çıkıp aşık etmek istediğiniz kişinin sol memesinin altından içeriye girdiğini düşünün.
bahsettiğim yerde manevi kalp bulunuyor. çakra gibi bir şey, islam da letaif olarak geçer. bu nokta erkeklerin meme ucunun dört parmak altında, kadınların ise memelerinin altında bulunur. burası düşünce göndereceğimiz yerdir.
4- sağ memenizin altından sarı renkte bir ışığın çıkıp telepati yaptığınız kişinin sağ memesinin altından içeriye girdiğini düşünün.
bu nokta ise ruhtur. bildiğimiz ruh değil sadece isim benzerliği var. her bölgenin rengi olduğu için ona uygun bir renk hayal ediyoruz. bu bölgeyi duygu gönderimi için kullanacağız.
5- sevdiğiniz kişiyi düşünürken aşkınızı derinlemesine kadar hissedin ve bu aşkın sağ memenizin altında sarı renkte topladığını düşünün.
6- bu aşk duygusunu çıkarıp bağlantı sağladığınız ışığın içinden gönderin. telepati yaptığınız kişiye ulaşan bu sarı renkteki aşk duygusunun onun tüm bedenini içten dışarıya doğru kapladığını ve aşkınızı hissettiğini düşünün.
7- duygusal bir şekilde belirlediğiniz konuşmayı yapın.
konuşma metni yazmıştık ya, onu ezberleyin ve kalbinizden geldiği biçimde okuyun.
8- konuşmayı yaparken söylediğiniz her şeyin kırmızı ışığın içinden geçerek onun kalbine ulaştığını düşünün.
söyleyeceğiniz şeyler bittiğinde gözlerinizi açabilirsiniz. ekstra yapmanız gereken bir şey yok günlük yaşamınıza geri dönebilirsiniz.
bu çalışmayı 5 saatte bir yapabilirsiniz.

- kesin i̇şe yarayacak mı?
konuşma metnini kendinize uygun bir şekilde tasarladıysanız ve uygulamayı öğrettiğim gibi yaptıysanız evet işe yarayacaktır.

Telepati ile aşık etme değil de telepati ile mesaj attırma konusunu öğrenmek istiyorsanız onu da uygun vakitte paylaşacağım.
pyrokinezi nasıl yapılır anlatmadan önce pyrokinezi nedir ilk önce buna cevap vereyim sonra ateşi kontrol etme tekniklerini tüm ayrıntısıyla sizlere sunayım.

pyrokinezi ateş kontrolüdür. ruhsal gücü açığa çıkarıp pratik yaptıkça ateş üzerinde kontrol sağlanır. telekinezinin alt dalları olarak nitelendirdiğimiz kinezilerin en popüleri ve ilgi çekici olanıdır.

sakın ola pyrokineziyi ateş elementi ile karıştırmayın. ateş elementi genelde burçlarda bahsedilir ve bu bahsetme tamamen kişilik özelliğini belirtme amaçlıdır. burçlar haricinde ateş elementi şifacılık da da kullanılabiliyor. ama konumuz şifa değil.

kısacası pyrokinezi ile ateş elementi farklı bir olay o yüzden birbirine çok karıştırmayın.

yapılacak belli başlı şeyler olsa da aslında pyrokinezi ile neler yapılacağı tamamen hayal gücünüze kalmıştır. bu tüm parapsikolojide böyle. neleri hayal edebiliyorsan onları yapabilirsin, hiçbir sınır yoktur.

yine de belirtmem gerekirse pyrokinezi ile temel olarak ateşi arttırıp azaltabilir, ateşi söndürebilir ve pyrokinezi ile ateş oluşturma çalışması yapabilirsiniz. ateş oluşturmadan kastım sıfırdan ateş yakabilmektir. çok fazla vakit ayırıp pratik yaparsanız gerçekten ateş ile bir bütün olmaya başlarsınız ve bunun sonucu olarak da artık ateşin sıcaklığından da daha az etkilenebilir hale gelirsiniz. evet bunu başarmak ateş üstünde yürüyebileceğiniz anlamına geliyor. tabii tüm bunların gerçekleşebilmesi için ciddi zaman ayırmanız ve çok fazla pratik yapmanız gerekiyor. 3-5 günde olabilecek şeyler değil bunlar.

hissetmediğin, bir bütün olmadığın şeyi kontrol edemezsin. bu yüzden ateşi kontrol edebilmek için ilk önce ateşi hissetmelisin. ateşi hissetmek içinde her gün düzenli olarak meditasyon yapmalısınız ki bu hissi gerçek anlamda yaşaya bilin. öyle ki ateşi hayal ettiğinizde bu sıcaklığı hissedebiliyor, ateşin içindeymişsiniz gibi terleye biliyor olmalısınız. ateş meditasyonu bizim ilk çalışmamız olacak. lütfen hiçbir çalışmayı aksatmadan yapmaya çalışın. çalışmaları belirttiğim sürelere riayet ederek yapın, mümkünse çalışmalara söylediğim süreden daha fazla vakit ayırın.

unutmayın ateş meditasyonu bu konunun ilk, temel ve en önemli çalışmasıdır. bu çalışma sayesinde ateşi tüm bedende hissedeceksiniz o yüzden mümkün olduğunca etkili ve uzun yapın.
2 farklı ateş meditasyonu anlatacağım ama ben 2. meditasyonu yapmanızı tavsiye ederim.

- ateş meditasyonu 1 -
1- dik bir şekilde oturun veya sırt üstü uzanın.
2- gözlerinizi kapatın ve bir süre sakince nefes alıp verin. yalnızca nefes alışverişlerinize odaklanın. nefesinize odaklanmak zihninizi boşaltacaktır. aklınıza gelen düşünceleri susturmaya çalışmayın. nefesinize odaklanmak ve o düşüncelerle uğraşmamak bir süre sonra onları susturacaktır.
3- cehennem, yanardağ, büyük bir fırın veya yoğun ve çok sıcak büyük bir ateş hayal edin. yavaşça ateşe yaklaşın. ateşe yaklaştıkça sıcaklığını hissettiğinizi düşünün. her adımınızda sıcaklık gittikçe artıyor. yavaş yavaş sıcaklık artıyor ve tüm bedeninizde bunu hissediyorsunuz.
e sıcaklık artık çok fazla, öyle bir sıcak var ki terlemeye başlıyorsunuz. adımlarınız bitti ve artık ateşin içindesiniz. tüm bedeniniz yanıyor. yalnızca bu yanmayı hayal etmiyorsunuz aynı zamanda tüm bedeninizde bu sıcaklığı hissediyorsunuz.
eğer ki ben sıcaklığı hissedemiyorum diyorsanız geçmiş anılarınızdan yararlanın. muhakkak geçmişte eliniz falan yanmıştır ya da ateşe çok yaklaştığınız bir zaman olmuştur. i̇şte ateşe yaklaşırken aynı zamanda geçmişte elinizi yaktığınız anı düşünün ve tekrar o sıcaklığı hissedin. ve bu sıcaklığın hissini kaybetmeden artırmaya çalışın.
son olarak içinde bulunduğunuz ateşin başınızın üstünden bedeninize girdiğini düşünün. ateş tüm bedeninizi kaplasın. i̇çin için yandığınızı düşünün ve bunu hissedin.

- ateş meditasyonu 2 -
1- bir adet mum yakıp masaya koyun.
2- sandalyeye dik bir şekilde oturup gözlerinizi kapatın.
3- i̇lk meditasyonda olduğu gibi bir süre nefes alışverişlerinize odaklanıp zihninizi boşaltın.
4- mumda ki ateşin uzayıp başınızın üstünden bedeninize girdiğini düşünün. ateşi bedeninize bir kere değil meditasyon boyunca sürekli alın, sürekli bedeninize mum ateşinin girdiğini hayal edin.
5- ateş bedeninize girerken ateşin sıcaklığını hissedin. ateşi tüm bedene, ayak parmak uçlarınız dan saç telinizin uçlarına kadar götürün. ve bunu yaparken de ateşin sıcaklığını yoğun bir şekilde hissedin. öyle bir hissedin ki tüm bedeniniz sıcaktan terlesin.

bu iki meditasyondan birini seçerek çalışmayı yapıyorsunuz. unutmayın en az 30 dakika bu meditasyonu yapacaksınız. süre lütfen fazla gelmesin, fark ettiyseniz en az dedim çünkü rahatça gelişebilmek için süreyi uzun tutmalısınız.

- ateşi arttırmak ve oynatmak -
meditasyonun hemen ardından gözlerinizi açın ve yanmayacak kadar elinizi muma yaklaştırın. meditasyonda bedenimize ateşi, ateş enerjisini depolamıştık ya. hah şimdide o ateşin, muma yaklaştırdığınız elinizin avucundan yavaşça çıktığını ve mumun ateşine karıştığını düşünün. bunu yaparken de mumda ki ateşin sizden çıkan ateşle birleşip arttığını düşünün.
tabii sadece arttığını düşünmeyin. sizdeki ateşle mumun ateşi karıştığı için bir bütünlük sağlandı. elinizi sağa sola oynatmadan yalnızca içinizde ateşin sağa veya sola hareket etmesini isteyin ve bunu isterken de hareket ettiğini hayal edin.

- ateşi söndürmek -
ateş söndürme çalışması ise biraz önceki çalışmanın tam tersi. bedenimizdeki ateşi dışarı verip mumun ateşini arttırdıktan sonra(bedeniniz tekrar eski haline dönüp soğuyana kadar ateşi boşaltın) bu seferde mumdaki ateşin avuç içinden bedeninizi girdiğini düşünün. bedeninize girdikçe mumun ateşinin azaldığını düşünün.

bu her iki çalışmada da yeni başladığınız için tam performans gösteremeyebilirsiniz. ateşi ne çok fazla arttırabilir ne de mum ateşini tamamen söndürebilirsiniz. her gün düzenli olarak bu iki çalışmayı 10’ar dakika yaptığınızda zamanla ateşte artış ve azalış gözlemleyeceksiniz.

- kibrit ateşini söndürmek ve arttırmak -
mum çalışması sonucu ateşi istediğiniz gibi arttırabiliyor, azaltabiliyor ve istediğiniz yöne hareket ettirebiliyor olduğunuz zaman, biraz daha zorlayıcı ve gelişiminize çok büyük katkısı olacak bir sonraki çalışmaya geçebilirsiniz.

mum ateşi sürekli yandığı için anlık olarak ateşi arttıramıyor ve azaltamıyordunuz. çünkü mum yanıyor, yani bir yere kaçtığı yok. bu yüzden ani etkilerde ustalaşabilmeniz için çalışmaları bu sefer kibrit üzerinde deneyeceksiniz.

- ateş arttırma -
1- yaptığınız meditasyonu bi anda hatırlayıp anlık olarak ateşin sıcaklığını tüm bedeninizde hissedin.
2- bir tane kibrit yakın ve elinizi yanmayacak şekilde ona yaklaştırın.
3- bedeninizde hissettiğiniz o sıcaklığın yani ateşin yine avuç içinizden kibrite gittiğini ve kibritin ateşini arttırdığını hayal edin.

bu çalışma ile kibrit ateşini arttırarak kibriti normal sönme süresinden daha hızlı bir şekilde söndürmeye çalışacaksınız.

- ateş söndürme -
1- elinizi kibrit ateşine yaklaştırdıktan sonra avuç içinizin vakum gibi, elektrikli süpürge gibi tüm ateşi içine çektiğini düşünün.
2- bunu düşünürken de ateşin bir anda söndüğünü hayal edin.

bir önceki çalışmada ateşi arttırıp hızlıca söndürmeye çalışıyorken bu çalışmada da kibrit yanıp kül olmadan söndürmeye çalışacaksınız. gönül ister ki her gün bir kibrit kutusuyla ateşi arttırma, diğer kibrit kutusuyla ateşi söndürme çalışması yapın ama maliyeti fazla olabileceği için kutu içindeki kibritlerin yarısını bölerek bu çalışmayı yapabilirsiniz. eğer ki her gün yapamazsanız iki günü geçmesin, taş çatlasın 3 günde bir bu çalışmayı yapın. ama ne kadar çok ara verirseniz o kadar gerilersiniz, bunu da aklınızdan çıkarmayın.

- pyrokinezi ateş yakma çalışması -
bu noktaya kadar anlattığım tüm çalışmaları doğru ve düzenli bir şekilde yaptıktan sonra belirttiğim şekilde gelişme gösterdiyseniz artık son çalışma olan pyrokinezi ile ateş oluşturma çalışmasına başlayabilirsiniz. ateş yakabilmek içinde öncelikle meditasyonun şeklini biraz değiştireceğiz. normalde meditasyonda ateşi tüm bedende hissediyordunuz. artık ateşi tüm bedende hissetmek yerine tek bir noktada hissetmeye çalışacaksınız, geri kalan yerler ise normal soğukluğunda kalacak.

1- masanın üzerine yanan bir mum koyun. dik bir şekilde oturun (mumun üstüne değil). sakince bir süre nefes alıp vererek nefesinize odaklanın. ama bu sefer gözlerinizi kapatmayın.
2- i̇şaret parmağınızı muma yaklaştırın.
3- mumda ki ateşin işaret parmağınızdan içeriye girdiğini, girerken de tüm sıcaklığın parmağınızı kapladığını düşünün.
4- bu sefer ateşi ve ateşin sıcaklığını yalnızca işaret parmağınızda hissedin, bedenin hiçbir yerine götürmeyin.
5- i̇şaret parmağınız sıcakken eliniz ve elinizin tüm parmakları dahil tüm bedeniniz normal ısısında kalsın.
6- 5 dakika boyunca işaret parmağınıza bu sıcaklığı doldurun ve 5 dakika boyunca da bunu yavaşça dışarıya boşaltın. bunu yaparken de parmağınızın tekrar soğuduğunu hissedin.

bu çalışma doldurma ve boşaltma toplamda 10 dakika sürecek bunu 3 kez yani yarım saat yapın. yalnızca parmağınızda ateşi(sıcaklığı) ve soğukluğu hissedene kadar bu meditasyona devam edin. meditasyonu başarı ile tamamladıktan sonra artık ateş yakmaya hazırsınız demektir.

- pyrokinezi ateş oluşturma tekniği -
pyrokinezi ile ateş yakmak için artık tüm donanıma sahipsiniz demektir. eğer söylediklerimi harfiyen uyguladıysanız tabii. geldiğiniz seviyeden ötürü ateşe ihtiyaç duymadan ateşi hissedebiliyor olduğunuz için bu çalışmada muma ihtiyacınız yok. ha isterseniz yine de kullanabilirsiniz sizin tercihiniz.

1- son anlattığım meditasyonda işaret parmağınıza ateşi dolduruyordunuz ya hah tamda bunu yapacaksınız.
mum kullanmak isteyenler mumda ki ateşin parmağına dolduğunu hayal etsin, istemeyenlerde parmağının ucunda ateşin yandığını ve ateşin sıcaklığı ile birlikte parmağına dolduğunu düşünsün.
2- boş a4 kağıdına çember ve içinde nokta olan bir şekil çizin. i̇şaret parmağınızı noktaya yaklaştırın. parmağınızı kağıda değdirmeyin ama arada çok boşlukta olmasın. parmağınızı kağıda yakın tutun.
3- biraz önce parmağınıza doldurduğunu o ateşin yavaş yavaş parmağınızdan dışarıya çıktığını ve kağıdı yaktığını hayal edin.
4- bu çalışmayı düzenli olarak yaptığınızda kağıtta his oluşmaya başlayacaktır. his oluşuyorsa ateş yakma çalışması için yeterli düzeye gelmişsiniz demektir. bu çalışmaya devam ettiğinizde ateşi yakabilir hale geleceksiniz.
tayyi mekan, mekan değişikliği yani modern tabir ile ışınlanmadır. bu ışınlanma i̇slam dinine inananlar tarafından kabul edilmiş bir şeydir. işınlanma mümkün mü sorusunu sormak yerine, eşrefi mahlukat mertebesine ulaşmış insanlar için ışınlanmanın tabii ki mümkün olacağını bilir ve buna inanırlar.

ruh hakkında söylenenler haricinde ekstra bir bilgiye sahip değiliz. ama biliyoruz ki insanın aslını oluşturan, görünen fiziki bedenden çok, görünmeyen ruhudur. ve bu ruh bu alemden yani madde aleminden olmadığı için bu alemin kurallarına da tabii değildir.

ruh zihin okuyabilir, insanların zihnine düşünce yerleştirebilir. bu olaya telepati denir.

ruh telepati haricinde ışınlanabilir, aynı anda birden fazla yerde bulunabilir. ve ruh tüm bunları letaif adı verilen parçaları sayesinde yapmaktadır.

çakraları daha önce duymuşsunuzdur. çakralar, bedende bulunan enerji noktalarıdır. bu bilgi uzakdoğu kökenlidir, hinduizm ve budizm kaynaklıdır. i̇slam da ise çakralara çok benzer olan letaifler anlatılır.
letaifler ruhun parçaları yani organları gibidir. nasıl ki her organın kendine has özelliği, görevi var ise letaifler de böyledir.

letaifler şu an düzgün bir şekilde çalışmamaktadır. çünkü günah işleyerek bunları kirletmemiz bir yana, şu an da ruh nefsin kontrolündedir. ruhu ibadetle güçlendirip nefsin kontrolünden çıkardığımız zaman ışınlanmak dahil tüm olağanüstü özellikleri kullanabileceğiz söylenmektedir.

tayyi mekan nasıl yapılır sorusunu sorduğunuzda şunu iyi bilmelisiniz ki benden tayyi mekan zikri, tayyi mekan esmaları, tayyi mekan suresi hatta ve hatta tayyi mekan duası gibi bir cevap alamayacaksınız. çünkü tayyi mekan bir kaç sure, esma, dua, zikir okumakla yapılamaz. ruhun nefsin esaretinden kurtulması gerekiyor ki tayyi mekan gerçekleştirebilsin. e ruhta bir kaç sure, dua vs. okumakla nefsin esiri olmaktan kurtulmaz. sizleri bu tarz yönlendiren insanlar konuyu bilmeyen, amiyane tabir ile cahil insanlardır.

bilmelisiniz ki tayyi mekan yapabilmek için 10-20-30 yıl gibi çoook uzun süreler harcayıp ruhunuzu geliştirmelisiniz. aksi taktirde söylenen diğer sözler sizleri avutmaktan, hayal satmaktan öteye geçmeyecektir.

bu kadar uzun süre bu konu için çaba harcayabilecek misiniz? hadi çabayı harcadınız. yapacağınız tüm ibadetleri tayyi mekan yani ışınlanmak için, o niyetle yapmamalısınız. eğer ibadeti tayyi mekan için yaparsanız 1 milyon yıl da ibadet etseniz yapamazsınız. farz ibadetler haricinde letaif zikri ve diğer nafile ibadetleri yaparak ruhunuzu güçlendirmelisiniz. tabii tüm bunları da "allah rızası" için, o'nun rızasını kazanmak için yapmalısınız. i̇şte tayyi mekan nasıl yapılır sorusunun gerçek cevabı budur..
shifting evren değişimidir evrende sonsuz ihtimal ve olasılık vardır örneğin su an dersleri kötü olan bir öğrencisiniz ve sizin derslerinizin iyi olduğu bir evren var siz buna ihtimal,oluş,hayal,gerçeklik ya da farklı isimler verebilirsiniz

ders çalışarak notlarınızı yükselirseniz iyi bir öğrenci olduğunuz gerçekliğe geçiş yapmış olursunuz

ama şu sıralar popüler olan shifting bir şeylerin anında değişmesini ele alır
örneğin kişi bir metot dener ve anında farkli bir evrene geçiş yapar bu evren bir film kitap ya da kişinin kendi oluşturduğu dünyası olabilir
bu mümkün müdür evet mümkündür

bazı insanlar bunun rüya olduğunu bazıları evren geçişi olduğunu bazıları ise uyku ve uyanıklık arasında zihnin gerçekleri ayırt edememesi olduğunu savunuyor

bunun bir önemi yok yine hepsi ayni kapıya çıkıyor hangisine inanırsanız inanın shifting yapiyorsunuz ve gerceklik değiştiriyorsunuz

shifting yaptığınız zaman her sey gercek hayattaki gibi olur hisleriniz zihniniz duyularınız değişmez
tabii siz bunu varsayımlarınızla seçimlerinizle değiştirebilirsiniz örneğin anime evrenine gidiyorsanız tabii ki de insanlarin görünümü ya da sizin görüşünüz farkli olacaktır

gercek hayattaki bilgiler de öyle gidipte farkli bir dil öğrenmek ya da daha farkli seyler ogrenmek istiyorsanız tum bunlarin gercek hayattaki ile ayni oldugunu varsaymaniz gerekli ve yeterli

ha bu arada shifting de zaman alginizi istediginiz gibi değiştirebilirsiniz mesela gittiginiz evrendeki bir yil buradaki bir dakika olabilir

ayrica gerçekliklerin sınırı yoktur dilediginiz gerceklige geçiş yapabilirsiniz

pekii nasil yapilir bunu farkli yazida anlatırım ama yine yapmak icin bir ugrasa metoda ihtiyaciniz yok varsayimlariniz yeterli simdi gozunu acip kapadiginda gerceklik değiştirildiğine inan yaparsin
kinezi çeşitleri yabancı kaynaklarda 150 civarı olsa da ülkemizde pek azı bilinmektedir. bilinmemesi olumsuz değil aksine olumlu bir durumdur. çünkü bizim bildiklerimizin çoğu sahte iken bu durumda 150 tanesini ayıklama derdinden de kurtulmuş oluyoruz.

gerçek kineziler
biyokinezi: canlıların bedenini evrimleştirme yöntemidir. i̇nsanlar biyokinezi ile yalnızca göz renginin değiştirilebildiğini düşünse de normale göre daha güçlü, daha hızlı olmak gibi diğer usturuplu amaçların gerçekleşebilmesine olanak sağlar. tanımlarken “bedenin evrilmesi” tabirini kullandım ama bu da bir yere kadar. sırtınızdan kanat çıkarmak falan çok ütopik bir düşünce.

elektrokinezi: elektriğe hükmetmektir. telekineziden bahsederken ışıkları yakıp söndürebilirsiniz derken aslında elektrokinezi kastedilir. elektrik akımına istediğiniz müdahaleleri yapabilirsiniz. işıkları yakıp söndürmek, elektronik cihazları kontrol etmek, şarj etmek gibi şeyler yapılabilir.

terrakinezi: toprak kontrolüdür. başlangıç çalışması olarak toprak hareket ettirilmeye çalışılır ama zaten telekinezi madde kontrolü iken bunu toprak, su, süt vs. diye ayrı isimler altında anlatmak mantıksız. i̇leri ki aşamalarda sarsıntılar yani depremler yapabileceğiniz söylenir ama o kısımları gerçek değil, boş yere uğraşmayın.

pyrokinezi: ateş kontrolüdür. ateş yakabilir, ateşi söndürebilir, mevcut ateş üzerinde etkiler yapabilirsiniz. ateşi arttırıp azaltmak, yönünü belirlemek pyrokinezinin işlevidir.

hidrokinezi: su kontrolüdür. hidrojen ve oksijeni birleştirip su oluşturamazsınız ama mevcut suyu hareket ettirebilirsiniz. bu konuda girdap oluşturmaya çalışmak zevklidir.

aerokinezi: hava kontrolüdür. rüzgarsız bir yerde örneğin odanızda rüzgar oluşturabilir, rüzgarı istediğiniz şekilde kontrol edebilirsiniz. levitasyona benzer şekilde hatta neredeyse aynı yöntemle havayı yoğunlaştırarak cisimleri uçurabilirsiniz. akciğerdeki oksijeni boşaltarak ölümcül zararlar verebilirsiniz.

lunarkinezi: negatif enerji kontrolüdür. telekinezinin olumsuz duygular kullanılarak yapılan şeklidir aslında. buna lunarkinezi yerine nazar da diyebilirsiniz.

sahte ve gereksiz kineziler
sonokinezi: ses dalgalarının kontrolüdür. örneğin bağırırken ses şiddetinizi arttırıp camları patlatacağınız söylenir ama gerçek değildir.

fotokinezi: işık kontrolüdür. işınları istediğiniz gibi büküp çeşitli fanteziler gerçekleştirebilirsiniz dense de tamamen x-men hayrını gençlerin uydurmasıdır.

umbrakinezi: karanlık kontrolüdür. çoğunlukla bahsedilen gölgeleri kontrol edebileceğinizdir ama kimsede çıkıp demiyor ki “fiziksel olanı değiştirmeden yansımasını nasıl değiştireceksin? “

laktokinezi: süt kontrolüdür. en çok sevdiğim uydurma kinezidir. sütten yoğurt falan yapabilirsiniz :d

gyrokinezi: kütle çekim kontrolüdür. dünyanın kütle çekimini azaltayım herkes uzaya fırlasın diyorsanız uğraşacağınız kinezi budur.

termokinezi: maddeleri ısıtma kinezisidir. suyu ısıtıp buharlaştırabilir atmokinezi ile birleştirip yağmur yağdıra bilirsiniz.

bu başlık altındaki kinezilere tek tek sahtedir yazmıyorum ama umarım inanmıyorsunuzdur. bu da gerçek değil tabii ki.

cryokinezi: maddeleri soğutabilirsiniz. buz devrine dönebilmek için bir bakışınızla okyanusları, denizleri dondurmanız yeterli.

gereksiz kineziler
atmokinezi: atmosfer olaylarının kontrolüdür. yağmur yağdırmak gibi şeyleri yapabileceğiniz söylenir ama yapamazsınız. sahte olmasının yanı sıra hidrokinezi ve aerokinezi varken kendisi gereksizdir.

nekrokinezi: tanımı canlı varlıkları öldürmek olarak geçiyor ama cansız varlıkların öldürülemeyeceğini düşünen bir tek ben varım galiba. bu kineziye ayrı bir isim verilmesinin saçmalığını siz tahmin edin. yıllarca çalışmadan o seviyeye gelmeniz mümkün değil ama canlıları aerokinezi ile akciğerdeki havayı boşaltarak, pyrokinezi ile yakarak, hidrokinezi ile boğarak, elektrokinezi ile çarparak öldürebilir ve terrakinezi ile toprağın altına gömebilirsiniz. yani canlıları her biri ile ayrı ayrı öldürülebiliyorken böyle bir isim vermek saçma değil mi?

bunlar gibi sayamayacağım kadar çok kinezi var ve açıkçası yazmaktan yoruldum. mantığınızı kullanılırsanız hangilerinin gerçek, sahte ya da gereksiz olduğunu anlarsınız.

gerçek dediğim kineziler aslında diğerlerine nazaran gerçek olsa da onları da telekineziden ayrı değerlendirmek bana göre yanlış. en azından diğerlerine göre yapılabilme ihtimali daha fazla.

i̇smi olan her şeyin sonuna “kinezi” kelimesini yapıştırdıklarında kendilerini yeni bir şey icat etmiş zannediyorlar ama gördüğünüz gibi aslında öyle değil. hazır o kadar yazmışken bir tane de ben uydurayım mı? (:

telokinezi, telekomünikasyon kontrolüdür. i̇letişim araçlarına sızarak telefon konuşmalarını dinleyebilir, sevgilinizin kimlerle mesajlaştığını öğrenebilir hatta ve hatta gönderilen mesajları daha gönderilmeden okuyabilirsiniz.
kinezi, telekineziden doğan bir kavramdır. telekineziden farklı bir şeymiş gibi bahsedilmesine rağmen aslında telekinezinin alt dalları için kullanılan bir tabirdir.

telekinezi, dokunmadan cisimleri hareket ettirmek olarak bilinse de gerçek olan “dokunmadan maddeye etki etmektir”. i̇nsanlar farklı maddeler için farklı hayaller(imajinasyon) kullandıkları için her birine farklı isim vermeyi tercih etmiş ve kineziler doğmuştur.

telekinezi ile aralarında yalnızca hayal farkı var diye onları telekineziden koparmak bence yanlıştır ama insanlar yine de sorgulamadan kullanmaya devam etmektedir. kinezi adının kullanılması sorun olmasa bile içine sahte bilgilerin sıkıştırılmasının kolaylığı sizlerin doğru bilgiye ulaşması noktasında büyük bir sorun oluşturmaktadır.

bu konudaki örnekleri görmek ve kinezi nedir daha iyi anlamak için; (bkz:kinezi çeşitleri)
göz rengi değiştirme kendine mevcut rengi yakıştırmayan veya farklılık arayan insanların merak ettiği ve göz rengi değiştirme yöntemlerine başvurduğu karışık bir konu. bunun için lens takmak veya varsa göz rengi değiştirme ameliyatı dışında bizim değineceğimiz yöntem tabii ki metafizik penceresinden olacaktır.

biyokinezi, vücutta değişiklik yapmak üzerine yoğunlaşan bir daldır. biyokinezi ile göz rengi değiştirme hadisesi bir çok insan tarafından denemeler yapılarak test edilmiş ve kalıcılığa ulaşmasa bile göz renginde fark edilebilir sonuçlar doğurduğu gözlemlenmiştir.

biyokinezi dışında şifa için şifacılık alanında bir çok konu yer alsa da maalesef vücut değişikliği hususunda özel bir alan bulunmamaktır. tam da bu noktada insanların aklına telkin veya frekans ile göre rengi değiştirme mümkün müdür sorusu gelmektedir çünkü telkin veya frekans her alan için uygulanabilecek araçlar olarak görülmektedir.

telkin, göz renginizin değiştiğine dair şeyler söyleyerek bilinçdışınızı(bilinçaltı) bu konuda ikna etmeye dayalıdır. örneğin telkinde, “mavi gözlere sahibim, mavi gözlerim ile insanların dikkatini üzerime çekiyorum” tarzında şeyler söylenerek mavi gözlere sahip olduğunuz düşüncesini beyninize işlemeye çalışır.

telkin normal olaylarda işe yarayan bir şey. ama ruhsal güçlerde telkinler hiçbir şekilde işe yaramaz. çünkü biz beynimiz ile bunları gerçekleştirmiyoruz. ruhun gücünü açığa çıkarmadıysanız eğer, telkinler hiçbir işe yaramayacaktır.

frekanslar ise beyninizi yapay olarak alfa, beta, teta veya delta gibi dalga boylarına sokmaya çalışır (hangisine ihtiyacınız varsa).

tamam soksun. bunun bize ne yararı var? siz biyokinezi çalışması yapmadıktan sonra beyninizin hangi dalga boyunda olduğunun bir önemi yok ki.

şöyle düşünün. yoğun olarak protein tüketiyorsunuz. ama spor yapmıyorsunuz. çok fazla protein yemeniz kaslı bir vücuda sahip olmanızı sağlamaz ki. hatta fazla protein tükettiğiniz için bu vücudunuz için zararlı olur.

siz biyokinezi çalışması yapmıyorsanız frekans dinlemenizin bir anlamı yok. çalışma yapmadan 15-20 dk önce dinlemeye başlayıp, çalışma esnasında da bu frekansları dinlemelisiniz.

burada çok önemli 2 sorun var.
1.si, frekansı hazırlayan insanlar parapsikoloji konusunda bilgililer mi ki ona uygun frekansları hazırlıyorlar? çoğu insan sağdan soldan bulduğu frekanslara ilgi çekici başlıklar atarak youtube'a yüklüyor.

örneğin bulduğu frekansa “göz rengi değiştirme” başlığını atarak yüklüyor ve sizde bunu dinliyorsunuz. halbuki frekansın göz rengi değiştirme ile alakası bile yok.

bu sorun telkinlerde de mevcut. telkinleri duymadığınız için, dinlediğiniz şeyin hangi konuyla ilgili olduğunu bilmiyorsunuz. beki telkin ayağına sizleri kötü yola itecek şeyler söyleniyor? duymadığınız için ne olduğunu da bilmiyorsunuz.

2.si, frekanslar beyne zarar verir. örneğin delta durumuna uyku esnasında geçeriz. yani şu an uyanıksanız belli ki delta dalga boyunda değilsiniz. ama yapay olarak delta için frekans dinlerseniz, beyninizi olmaması gereken bir şeye sokmaya çalışırsınız ve bu tabii ki son derece zararlıdır.
bu, kolunu kullanman gerekirken zorla bacağını kullandırtmaya benziyor.

şunu unutmayın, yapay olan her şey zararlıdır. size kısa vadede başarı vaadi sunduğu için denemek istersiniz.. ama denemeyin. i̇kinci olarak şunu da unutmayın, kısa yollar her zaman tehlikelidir.
kısa yoldan zengin olmaya çalışıp zengin olan var mı? olay tamamen bundan ibaret (:

merak etmeyin. henüz ruhun gücünü açığa çıkarmadığınız için tamamen doğal bir şekilde dalga boyuyla ilgili bağlantılı olarak göz rengi değiştirme olayını biyokinezi ile göz rengi değiştirme başlığında anlattım, gerekliye bilgiye oradan ulaşabilirsiniz.
biyokinezi ile göz rengi değiştirme de dahil, biyokinezi ile yapılan hiçbir çalışma zararlı değildir.

biyokinezi de en popüler olan şey göz rengi değiştirmedir. her popüler şeyde olduğu gibi bu da cahillerin saldırısına maruz kalmıştır.

göz renginizi değiştirmek için hayal ederken, eğer yanlış hayal ederseniz istediğiniz göz rengi haricinde farklı bir göze sahip olursunuz, yanlış hayal ederseniz kör olursunuz gibi bir sürü zırvalık ortalıkta dolaşmaktadır.

böyle bir şey asla söz konusu değildir. yanlış hayal ettiğinizde kör olmayı bırakın, farklı gözlere bile sahip olamazsınız. bunlar tamamen cahil insanların götünden uydurduğu şeylerdir. lütfen bu tarz şeylere itibar etmeyin.

biyokinezi ile göz rengi değiştirme nasıl yapılır;

1- gece yatarken 3-5 saat sonraya alarm kurun.
2- alarm çalınca uyanıp alarmı kapatın. aynanın karşısına geçerek oturun ve gözlerinizi kapatın.
3- karanlığın içinde uzunca bir merdiven hayal edin ve yavaşça bu merdivenleri çıkmaya başlayın. merdivene bir adım attığınızda nefes alın, diğer adımı attığınızda nefesinizi verin. bunu yaparken de bedeninizin rahatlayıp gevşediğini düşünün.
4- uykunuz ağırlaştığında ve bedeniniz tamamen gevşediğinde bir sonraki adımı uygulamaya başlayabilirsiniz.
5- göbek deliğinizin orada yani karnınızda büyük, yuvarlak bir enerji olduğunu hayal edin. bu enerjiyi, gözlerinizi hangi renk yapmak istiyorsanız o renkte hayal edin.
6- karnınızdaki enerjinin yukarıya doğru çıktığını hayal edin. enerjiyi göğsünüze, boğazınızdan yukarıya doğru gözlerinize kadar getirin.
7- enerjinin gözlerinizin içine dolduğunu düşünerek gözlerinizin renginin değiştiğini hayal edin.
8- 5dk boyunca enerjiyi gözlerinizin içine doldurun ve gerçekten göz renginizin değiştiğine inanın.
9- çalışma bittikten sonra yavaşça gözlerinizi açarak aynaya bakın.

dikkat:
aynanın karşısında oturmuş bir vaziyette çalışmayı yaparken çok uykunuzun olduğundan emin olun. uyku ve uyanıklık arasında olmanız gerekiyor ki çalışma işe yarasın.

gözlerinizi açıp aynaya baktığınızda hiçbir şey görmemeniz gerekiyor. odanın ışığı kapalı olsun ve karanlık olduğu içinde göz renginizi göremeyin.

her gün bu çalışmayı yapın ama hiçbir zaman aynaya bakmayın. çünkü siz bu konuda yenisiniz ve bir kerelik bir çalışmayla göz renginiz değişmez. aynaya bakarsanız eğer, göz renginizin değişmediğini görür ve bu konuya olan inancınız gider.

bu sebeple siz çalışmayı yaptıktan sonra göz renginizin değiştiğine inanın ve buna inanmış bir vaziyette hayatınıza devam edin. bunu söylediğim şekilde yaparsanız zaten aynaya bakmanıza gerek kalmaz çünkü sizi tanıyan birisi göz renginizin değiştiğini size söyleyecektir.

not: sharingan kan bağıyla aktarılan bir göz tekniğidir. ananda babanda bu göz yoksa maalesef sende de sharingan mevcut değildir. bu durum herkes tarafından biliniyor olsa da yine de belirtmek istedim (:
biyokinezi, ruhun gücünü kullanarak bedende her türlü değişikliğin yapılması olayıdır. telekinezinin alt dallarından birisidir.

ruhun gücü odaklanarak, hayal edilerek kontrol edilir ve ortaya gözle görülebilen fiziksel değişimler çıkartılır.

biyokinezi, ruhun gücünün odaklanma ve hayal edilerek kullanılması sonucu gerçekleşir. ruhun gücü bu iki yöntemle kontrol edilse de asıl önemli olan şey ruhun gücünü açığa çıkarmaktır.

ruhun gücü yıllar alan uzun uğraşlar sonucu ortaya çıkar. az yemek yemek, hayvansal gıdaları tüketmeyi bırakmak, yoğun ibadetlerle manevi ilerlemeyi sağlamak gerekir.

biliyorum ki çoğu kişi bunları yaparak ruhun gücünü açığa çıkarmak ile uğraşmayacaktır. bu sebeple diğer ruhsal güçlerde bu uygulanamasa da, biyokinezi ile göz rengi değiştirme uygulaması için ruhun gücünü açığa çıkarmak adına kolay bir yöntem deneyebiliriz.

biyokinezi ile göz rengi değiştirme haricinde boy uzatma, saç rengi değiştirme, burun düzeltme, kemiklerde değişiklik yapma, yaraları iyileştirme gibi hayal edebileceğiniz her şey yapılabilir.

biyokinezi ile göz rengi değiştirme ve yaraları iyileştirme haricindekiler teorik olarak yapılabilir ama yapabilmek çok uzun yıllar alır. kimse 20-30 yıl gibi uzun bir süre biyokinezi çalışması yapmadığı için, uygulamada hiç kimse bunları gerçekleştirememiştir.

ruhu olan her insan biyokineziyi yapabilir. evet her insanın ruhu var (: ama yukarıda açıkladığım gibi çalışma yapıp kendini geliştirmeyen insanlar tabii ki biyokineziyi yapamaz.

o zaman ruhu olan ve istikrarlı bir şekilde çalışma yapan herkes biyokineziyi başarabilir diyebiliriz.
astral seyahat, astral projeksiyon ya da beden dışı deneyim olarak adlandırılan olay, ruhun kısmen fiziksel bedenden ayrılarak bunu yapan kişinin bulunduğumuz yaşam alanı dahil diğer katmanlarda seyahat edebilmesidir.

“ruhun kısmen bedenden ayrılması” dedim ama aslında parapsikoloji camiasında fiziksel bedenden ayrılanın astral beden olduğu söylenir.

astral seyahat spesifik değildir, her insanda bu özellik bulunur. spesifik olan tek şey astral seyahati gerçekleştirebilme süresinin kişiden kişiye göre farklılık göstermesidir.

astral seyahat teknikleri ya da astral projeksiyon teknikleri dediğimiz yöntemler uygulanarak beden dışı deneyimi yaşamak isteyen bireyler bilmelidirler ki süre çok uzun olsa bile yürekten isteyerek, inanarak çalışmalara devam etmeleri astral seyahati gerçekleştirebilmeleri için yeterlidir.

peki, astral seyahat nasıl gerçekleşir?
astral seyahat tüm ruhsal çalışmalarda olduğu gibi temel olarak yalnızca hayal etmeye dayanır. hayal etmenin yanı sıra perhiz yapmak, bedensel ve ruhen bu deneyimi yaşayacak olgunluğa erişmekte gerekir.

bu üç önemli şart ve diğer gereksiz ayrıntılar yerine getirilince enerji bedenlerinden birisi olan astral beden sayesinde kişi fiziki bedeninden ayrılır. bulunduğu katmana ve şartlarına uygun bir biçimde yüce yaradan’ın var etmiş olduğu güzellikleri keşfedip madde ötesi alemi keşfetmeye başlar.

astral seyahat katmanları, yaşadığımız dünya içerisindeki farklı alemler ya da boyutlar olarak düşünülebilir. bu katmanları seçme şansı yolun başındaki kişiler için mümkün değildir.

yeni başlayanlar bulunduğu ruhsal düzeye göre ilgili katmanda seyahatlerine başlar. kendini geliştirip deneyim kazandıkça üst katman dediğimiz noktalara ulaşabilir ve istediği katmanlar arasında seyahat edebilir.

çoğunluğun istediği, “astral seyahat yapayım ve yaşadığımız dünya içerisinde gezineyim” dir ama takdir edersiniz ki o noktaya ulaşabilmek kolay bir meziyet değildir.

o noktaya ulaşabilenler anadolu da sıkça duyduğumuz “ermişler, erenler” dediğimiz kişilerdir ve onlar madde ötesine ulaşmış olmalarına rağmen aynı zamanda maddeye etki edebilecek kadar ruhsal gücü elinde bulunduran kişilerdir de.

herkesin astral seyahat hakkında bildiği doğru, bu seyahat bulunduğumuz dünya içerisinde gerçekleşse bile enerji beden ile yapıldığı için hiçbir maddeye dokunulamayacağıdır.

yalnızca olan biteni seyredip işitebilirsiniz. sıradan insanların yapabileceği yalnızca bu kadardır. kimse sizi görmez, binaların, yapıtların içlerinden geçerek “seyahat” kavramını hakkıyla yerine getirmekle kalırsınız.

en uç, en ileri nokta dediğimiz yere yalnızca ilahi kudret ile gelebilirsiniz ve oraya ulaştığınız anda dünyanın hatta evrenin istediğiniz yerine istediğiniz anda yalnızca enerji bedeniniz ile değil fiziksel bedeniniz ile de ulaşabilirsiniz.

i̇nsanın aklının alamayacağı hayal dahi edemeyeceği hatta inanmayacağı bu özellik her insanda bulunmaktadır ve ortaya çıkacağı güne kadarda bulunmaya devam edecektir.

yapmanız gereken tek şey istemektir. eğer bir şeyi gerçekten isterseniz yaratıcı, evren, adına her ne derseniz, o isteğinize ulaşabilmeniz için gerekli işaretleri yollayacaktır. yapmanız gereken yalnızca istemek ve iç sesinizi dinlemektir.
insan da 7 duyu vardır bunların 5i görme duyma koku alma dokunma tatma bunlari zaten biliyoruz
diğerleri 6. his ve iç sestir

6. his ile bir seyleri hissederiz mesela bir insanin senin hakkinda iyi seyler düşünüp düşünmediğini ya da başına kötü bir olay geleceğini vb. seyleri hissederiz

iç ses ise kafamizdaki ses olarakta anlatılabilir kafamdaki ses bir türlü susmuyor ya da kafamdaki şarkı susmuyor deriz bazen ya da içindeki ses ile konusanlar vardir o ses sana zit bile gider eger kafanızdaki ses susmuyorsa yogun bir sekilde zihninizde duyuyorsaniz ic sesiniz kontrolden cikmis olabilir bunu ise telkinlerle düzeltebilirsiniz

ic sesimi istediğim zaman kullanabiliyorum
ic sesim kontrol altinda vb. seyler
telepati düşünce akışıdır telepatiyi kullanarak insanlara düşüncelerinizi 5 duyunuzu da kullanmadan zihin yolu ile aktarabilirsiniz ya da onun düşüncelerini okuyabilirsiniz eğer karşıdaki kişi de bu konuda ilerlemisse zihin yolu ile konusabilirsiniz

ya daa telepati ile insanlara sadece kelimeler değil hisler ve düşünceler de yükleyebilirsiniz
mesela evinizde bir misafir var ve artık gitmesini istiyorsunuz yine telepati ile o kisiye sıkılma duygusu ve gitme düşüncesi verebilirsiniz

bunu yapabilmek için de yine hiçbir uğraşa ihtiyaciniz yok iki kişi ve iki zihin yeterli

kendi zihninizin içerisinde konuşan bir bölüm hayal edin
karşı tarafin zihninde ise anlayan bir bölüm hayal edin
konuşan ve anlayan bölüm arasında bir boru tarzında bir sey olsun
konuşma bölümünde konuşun daha sonra söylediğiniz sözler bir enerji halinde o borudan yola çıksın ve anlama bölümüne gelsin anlama bölümünde ise soylediginiz seyleri o kisinin anladığını hayal edin bu kadardı

duyguyu ve hissi aktarmak icin ise iki kalp arasinda boru oluşturun ve oradan istediginiz hissi yollayin karsi tarafin hissettiğini hayal edin
bunu kuvvetlendirmek için de hissin yanında düşünce de yollayabilirsiniz tıpkı misafir örneği gibi düşünceyi zihinden hissi kalpten yollarsaniz telepati kuvvetlenir

eğer kendinizi geliştirmek için pratik yapmak istiyorsanız arkadaşlarınızla küçük çalışmalar yapabilirsiniz
mesela ona aklindan sen" tut "deyince bir renk tutmasini soyle ya da bir sayi farketmez
ona yukaridaki teknigi uygula uyguladiktan sonra aklindan renk tutmasini soyle senin soylemeni istedigin rengi soylediyse tebrikler


ayrica eklemek istiyorum telepatiyi yapabilmek icin yöntemleri denemenize gerek yok sadece istediginiz seyi karsi tarafin anladigini dusunseniz de yeter ya da kendi yönteminizi oluşturabilirsiniz
3. göz kısaca ruhun gözüdür alnımızda iki kasin ortasinda bulunduguna inanilir rengi laciverttir

açıklayıcı bi anlatım yapmak gerekirse 3. gözünü açarak farkli boyutlardaki cin melek iyi ve kötü varliklar enerjiler auralar vb. şeyleri görebilirsiniz
ve cesaret isteyen bir sey

ama 3. göz açıklanırken yapılan bir hata var tıpkı yukarıdaki anlatim gibi 3. göz sadece varlıkları görmek midir? hayır tabii ki

3. gözün işlevleri arasında durugörü ve hisler haberci rüyalar denge de vardır

durugörünüz açılırsa olacak şeyleri gorebilirsiniz gun içerisinde haberdar olmanız gereken bilgiler tıpkı bir rüya gibi gözünüzün önüne gelir misal bir yolculuga çıkacaksınız ve bir kaza yapacaksınız size gün içerisinde bir durugörü gelir bu durugörü de ise kaza yaptığınızı görürsünüz gibi

haberci rüyalar sizi bilgilendirir hisler yardımcı olur denge zaten muazzam bir sey yani 3. göz varliklari görmekten ibaret değil

ama ben varlıkları görmekten korkuyorum o yüzden diger güzel seylerden mahrum kalacağım

hayır kalmayacaksın

3. gözde seviye seviyedir

varlıkları görmek en üst seviyelerdendir

sen durugörünü açıp varlıkları görmek istemezsen zaten görmezsin ama kendini korkulardan arındırman gerek"ya bi anda varlıkları görürsem" tarzı düşüncen varsa bu işe girme zaten korku ile kötüyü kendine çekersin

pekii 3. göz nasil gelişir
bunun için günlerce aylarca ugrasmana gerek yok ya da gece gündüz meditasyon yapmana da gerek yok tek yapman gereken sey bunun zaten sende mevcut olduğunu ve istedigin zaman kullanabileceğini bilmek

illa bi yöntem mi gerek soyleyim
ayaga kalk yere bas ayagindaki terlik ya da corabin onemi yok yere basman önemli zaten uçamadiginizi varsayiyorum

gökyüzündeki gunesten aydan buluttan karadelikten herhangi bir seyden senin senin alnının ortasına lacivert bir enerji girdiğini düşün
o enerji seni baştan ayaga temizliyor ve pis enerji
ayaklarından akiip gidiyo daha sonra alnının ortasında beyaz isik hayal et ve telkinlerde bulunmaya basla

-3. gözüm gelişti
-hislerim kuvvetli
-durugörüm açık

bunlari o ışığa söyleyin onun sizi anladığını hayal edin 3. gözünüzün açıldığını hayal edin

bitti bu kadar

kendi tecrübemi anlatmak istiyorum
ben parapskolojiye 3. gözümü açarak girdim hicbir bilgim yok iken
yukarıdaki yöntemi uyguladım o zamanlar bir şaman kadından duymuştum
ve bunu ilk yaptığım gün duru görü aldım 2 tane ikiside gerçekleşti o günün gecesi yanimda varlıklar hissettim fısıltılar duydum sanki bir seyler beni izleyip kıs kıs gülüyordu sonra havada beyaz dalgalanmalar gördüm o gün çok korkmuştum ve kendi kendime ben bunu istemiyorum lütfen git falan demistim ve sonra durugörü de almadim varlikta duymadım megerse telkinler ile 3. gözümü kapatmışım su an farkediyorum

yani bunu yapabilmeniz için gerçekten hiçbir şeye ihtiyacınız ilk denemede hiç bilgim olmamasina ragmen actim ve kapattim sizi engelleyen tek sey kaliplar su ana kadaf psişık doga ustu guclerinizi kullanabilmek icin cook çalışmanız gerektigi soylendi onu bırakın bunu reddedenler bile oldu once bunlari doğaüstü güç değil de güç ya da özellik olarak adlandirin

bu tarz seylere baslamadan once zihninizdeki olumsuz kalıpları yıkın
katina falı i̇zmir'li bir rum büyücü olan katina'nın 4 arkadaş ile oluşturduğu bir destedir. osmanlı zamanında yaşamış olan katina sürkeli sihir,büyü ile uğraşan ve başkalarını kendine aşık eden bir kadındı efsanesine göre katina hiç resim yapmayı bilmezken birden bu kartlara bu resimleri çizer. ve baktığı fallar çıkmaya başlar bunu duyan osmanlı halkı katina cadılık ile suçlandı ve yakıldı

kimş rivayete göre bu olay değişik anlatılmaktadır ama en doğrusu bu kabul edilir

size katina ile ilgili bir gerçek olay anlatayım

yaşanmış bir olay:
23 temmuz 1894 gecesi i̇zmir

katina selena'ya ne öğrenmek istiyorsun diye sorar.
selena, yarın teyzem ve kuzenimle yazlığa gideceğiz. orada o güzel evde izmirli bir genç ailesiyle yaşıyor. teyzem o yakışıklı ve paralı gencin damadı olmasını istiyor. annem de keşke bizim damadımız olsa diyor. sence neler olacak katina?
katina kartları açmaya başlar. düz bir yol çıkar ardından da kalp. söylediğin o yola gidecek ve o kişiyle tanışacaksın. kalpten sonra sunit ardından yıldızlar açılır. o adamı
kazanana kadar epey bir zorluk yaşayacaksın. hemde ardından abonuzun
sultanı açılır. annesi! bu evliliğe engel olmak isteyecek ama başaramayacak. ruhun ışığı sana yardım edecek. sonra zafer senin olacak. alyans açılır. o genç adamla
evleneceksin. çok güzel bir eve yerleşeceksiniz ve katina birden bire durdu.
sonra ne olacak katina ?
mezar kartı en son sıradaydı. sonrasını duymak istermisin selena?
selena bir süre donup kaldı. sonra hayır bilmek istemiyorum dedi. öylesine korkmuştu ki, o anda masayı terk etti.
bu olay 1894 yılında i̇zmir'de yaşanmıştır. ve selena katina'nın dediklerini aynen yaşadı. ama görünen mezar kendisinin değil müstakbel eşinindi. bunu da yıllar sonra öğrendi.
elektrokinezi elektrik kontrolüdür bu güçle insanları çarpabilir, elektrikle çalışan aletleri kontrol edebilirsiniz.

elektrokineziyi yapmadan önce telekineziyi yapmanızı tavsiye ederim, zaten aynı şeyler neredeyse sadece isimleri farklı.

ben elektrokinezi yapmadan önce meditasyon yapıyorum, meditasyon yaparkende elektiriği vücudumda hayal edip hissetmeye çalışıyorum.

daha sonra artık neye elektrokinezi uygulayacaksam o şeyle bağlandığımı ve elektiriğin (arttığını/azaldığını) hissetmeye çalışıyorum.

bugün uzun süredir ilk defa denediğim için sadece birazcık yapabildim, odaklanma çalışmaları sağolsun, sizde hiçbirini yapmasanız bile odaklanma çalışması yapın daha iyi bence.

ben kendi bildiğim şekilde anlatmaya çalıştım.

i̇yi günler
manifest su aralar populer olan bir sey kisaca tanim yapacak olursak istedigin bir seyi elde etmek icin yapilan calismalar bunun icin bir cok yontem var su kodlama kagida yazmak hayal kurmak vb.

manifestin mantığı basittir evrene pozitif ver sana pozitif gelsin peki neden bunun icin calismalar yapip ugrasmak yerine direkt kaynağı yani kendi zihnimizi değiştirmiyoruz?

insan enerjiden ibarettir her seyin enerjisi ve titresimi vardir ve insandaki enerjinin kaynağı kalp ve zihindir zihin mantığı oluşturur kalp ise duygulari ve eger bir seyi elde etmek ya da değiştirmek istiyorsak yöneleceğimiz sey rituel buyu ya da manifest yontemleri değil kendimizdir zihnimiz

her seyden once zihnimizi temizlemeliyiz size meditasyon yapin falan demiyecegim sadece elde etmek istediginiz seyin zihninizde nasil kodlandigina bakın

ornek veriyorum bir işe ihtiyaciniz var
ve bu konuda şanssızsınız gittiginiz her yerden red yiyosunuz e bi sure sonra su dusunceye sahip oluyorsunuz "ne yaparsam yapayım iş bulamıyorum şanssızım" iste asil hata burda basliyor siz bu sekilde kotu enerji yayiyorsunuz ve o size geri geliyor

peki bu zihin kodlama nedir nasil yapilir zihin kodlama zihnimizdeki olumsuz dusunceleri kalici bir sekilde olumluya tasimaktir

bunu yapmak icin oncelikle sessiz bir ortam tercih etmenizi tavsiye ediyorum gece yatarken en uygun zaman bence

aşşağıdaki örnek iş bulmak üzeredir siz istediğiniz seyi yapabilirsiniz amaç mantığı anlamak

kisa bir meditasyon yapip zihni temizle tavsiyemdir daha sonra gozlerini kapat ve hayal et
iş bulamıyorsun gittiğin her yerden red yiyorsun
iş bulamadigin için geçinemiyorsun ailene bakamıyorsun bu durumun sana yaşattığı zorlukları ayrıntılı hayal et
daha sonra o görüntü küçülsün yavas yavas küçülsün nokta kadar kalsin beyaz bir nokta daha sonra o beyaz nokta büyüsün ve icinde bir görüntü oluşsun iste tam o an demin hayal ettiginin tam zıttını hayal et
is bulabiliyosun huzurlusun rahatsin gecinebiliyosun en ince ayrintisina kadar hayal et
ve gözlerini aç

bu kadardi bunu olumlu hayali kabul edene kadar yap ve bundan sonra manifest yapmana gerek kalmayacak çünkü sen zaten o sekilde kaldigin zaman istedigin oldu oluyor olacak.

peki bunun mantigi nedir basit aslinda zihnimize sadece su an bulunduğumuz seyin kötü olduğunu daha iyi ihtimaller olduğunu gösteriyoruz bunu anlayinca zaten her sey duzeliyor
manifest aslında bi nevi çekim yasası kullanılarak yapılan olumlama metodudur. ve farklı farklı metodlar vardır. mesela örnek verecek olursam 333 metodu. bu metod da hayatınıza çekmek istediğimiz şeyi 3 gün boyunca 33 kere olumlama yaparak yazıyoruz. mesela araba manifest etmek istediğimizi düşünelim. 33 kere "benim bir arabam var", "arabam ile çok mutluyum" gibi olumlama cümleleri yazıyoruz. bir yandan yazarken bir yandan da istediğimiz şeyi hayal edip onun varlığını hissetmeliyiz. bu şekilde istediğimiz şeyi manifest etmiş yani hayatımıza çekmiş oluruz.
umarım güzel ve açıklayıcı olmuştur.
telekinezi, dokunmadan maddeleri kontrol etmek yani onlara hükmetmektir. telekinezi çoğunlukla “dokunmadan cisimleri hareket ettirmek” olarak bilinsede bu yeterli bir tanım değildir. hareket ettirmek bir yana, telekinezi ile maddelerin yapısı değiştirilebilir.

kimi yerde zihin gücü, kimi yerde ise ruhun gücü sayesinde telekinezi yapılabildiği söylensede telekinezinin gerçekleşmesi için yapılan çalışmalar aynıdır. insanlar inanç ve alışkanlıklarına göre çeşitli görüşleri benimseyip diğerlerine öyle aktarmıştır.

parapsikolojide olduğu gibi telekinezide de alt dallar bulunmaktadır, bunlar kinezi olarak isimlendirilmiştir. telekinetik gücün farklı maddeler için uyarlanmış halidir ve tamamen fantezi ürünüdür.

(bkz:kinezi çeşitleri)
din hassas bir konu farkindayim cogu kisi kendi dinin elestirilmesini istemez ama ben bu yazida bir dinden degil dinlerden ve inanlardan bahsettim bunu bilerek okursaniz sevinirim

dinler.. neredeyse cogu kisi bir dine inanir üstelik kendi dininin gercek din olduguna ve buna inanmayanlarin tanrı tarafindan cezalandırılacagına inanır.
bu böyle midir? sanmam
ama asıl konu neden inandığımız
ki inandığı dini bilmeyenler var neye inanıyosun sen? neden inanıyosun ?
(genelleme yapmiyorum)
musluman kurani okumuyor
ateist dinleri bilmiyor
hristiyan incili okumuyor vb. seyler

bir de sorguladığını sananlar var kutsal kitaptaki seyleri sorgulamak degil de ogrenmek icin okuyanlar.. kendisine mantikli gelmeyen bir seyi benim tanrimdir ne yapsa yeridir diye kabul ediyorlar ve adi üstünde sorguluyorlar

bir de inandigi din kendine mantikli gelmedigi halde inanlar var sorguluyo arastiriyo ama dininden cikamiyo neden?

cunku dinine sevgiyle bagli degil yada inadigi icin inanmıyor korktugu icin inaniyor
çünkü dinden cikarsa tanrisi onu cezalandiracak.

peki siz dininize neyle baglisiniz?

gelelim benim din hakkindaki görüşüme ben bu dunyaya ruhumuza bir seyler ogretmek icin geldiğimize inaniyorum bunu daha ayrintili ve uzun bir şekilde ele alabiliriz fakat ozet geciyorum ve bunu bircok şekilde yapabiliriz
tek bir amac var ya da oyle gozukuyo ama asla tek bir yol yok sen hangisinde daha rahat hissediyorsan onu sec bir dine inan inaniyosan hakkını ver eger bir din ile yapamiyosan kendi yolunu çiz
parapsikoloji, doğaüstü güçleri açıklamak için bilimsel metotlar yardımıyla çeşitli çalışmalar yapıp paranormal olayları açıklamaya çalışan geniş bir disiplindir. parapsikoloji ile ilgilenen kişilere parapsikolog denir.

parapsikolojinin başlıca alt dalları;
- telekinezi (psikokinezi)
- astral seyahat
- duyular dışı algılama (telepati, durugörü, prekognisyon, premonisyon vs.)
- levitasyon
- psikometri
- ışınlanma
- tekinsizyer
- radyestezi
vb.
enerji ve onu kullanmak bir çoğu güçleri uyandırmanın başlangıcıdır. psi ball olarak bildiğimiz yada chi olarak duyduğumuz bu enerjiyi bir alanda toplama ,enerji topu yapıp fırlatma ve bir çok örneği olan bu tarz konuların başlangıcıdır.

enerjimizi kullanmayı öğrenirsek ve başarılı olursak içimizdeki daha bizim bilmediğimiz güçleride uyandırırız. hayatın kendisi bir enerjidir ve bizimde enerjimiz evren ile aynı çalışır bu yüzden onu kullanmayı öğrenmek bu yolun başlangıcına bir adım atmak demektir.

peki nasıl yapılır ? ellerimizi birbirine bakacak şekilde açıp enerjimizin orada olduğuna odaklanmak ve en önemlisi hayal etmek eğer hayal etmez iseniz boşa uğraşıyorsunuz rüzgarsız bir odada bir parça kağıt alın ve ellerinizi birbirine bakacak şekilde açın ve enerjinin avucunuzda biriktiğini hayal edin ve onu fırlatın

fırlatırken enerjinin değdiğini ve o kağıdın devrildiğini hayal edin bunu sürekli olarak pratik yaptığınızda başarıya ulaşırsınız .

i̇yi günler

    vıyyy önce psi wheel ile başlanmıyormu kardesim bide psi ball yapmadan önce balonla çalisiyordub galiba
merhabalar. sizlere astral seyahati belki de ilk defa duyacağınız bir şekilde ve islam dinine uygun şekilde anlatacağım. size karşı bu anlattıklarımın doğruluğunu savunmuyorum inanıp inanmamak size kalmış, sadece bu konuda bildiklerimi ilgili kişilere aktarmak isterim.

keyifli okumalar :)

*bu konuya göre* astral seyahat ile ilgili; i̇nternetten, youtube'dan, farklı forum sitelerinden ya da dışarıdaki insanların çoğundan duyduğunuz, okuduğunuz izlediğiniz ve dinlediğiniz çoğu bilgi yanlıştır.
örneğin söylenir ki rahat bir yeri geçin, her yer karanlık olsun, üzerinizde sizi rahatsız etmeyecek kıyafetler olsun, rahatladığınızı düşünün, nefes alın nefes verin, uçtuğunuzu düşünün vs..
astral seyahat bu kadar basit bir şey olsa bugüne kadar yeryüzünde yaşayan milyarlarca insan yapabilirdi zaten. bunun bu denli kolay ve basit anlatılmasının sebebi ise astral seyahati pazarlamak, reklam yapmak, insanlara bunu basit gösterip nefsini cezbetmek gibi şeyler var. bunun üzerinden para kazanılması da bir başka saçmalok tabii çünkü astral seyahati herkes yapabilir.
astral seyahat din, dil, ırk, cinsiyet gibi ayrımlar yapmaz. i̇nternette okuduğunuz şeylerin çoğuna yalan dedik ama doğru olanlar da vardır elbet.
bunun için öncelikle nefsi terbiye etmek gerekir, nefis sizin çakralarınızı ve i̇slam'a göre letaiflerinizi köreltir, kullanışsız hâle getirir.
bunun için benim vegan orucu dediğim bir sey var. en az 21 gün olacak şekilde hayvani gıdalardan uzak durulması gerekir. et, süt, yumurta, bal gibi.. tabii zaten bunları alabilecek gücünüz varsa boş verin astral seyahati, güzel bir tatile çıkın:d

neyse en az 21 gün boyunca bu hayvani gıdalardan uzak durduk, burada bitmedi. teknolojik aletlerin çogu kızılötesi ışın yayar ve bunlar insanın manevi ruhuna zarar veren ışınlardır. bu 21 gün boyunca bunlardan da uzak durulması, kullanılmaması gerekir.
nefsi terbiye etmek ve astral ruhu canlandırmak için yapılması gereken şeyler bu kadar değil. bunların yanında ruhu rahatlatmak ve binevi huzura ermek için yapılması gereken şeyler vardır

i̇slam alimleri bunu ibadetler ve zikirler ile yapar. keşişler meditasyon yapar, ayinler yapan topluluklar bile var. burada kesin net bir şey söylemek çok doğru olmaz çünkü dediğimiz gibi astral seyahat, yaratocı tarafından insanoğluna bahşedilen bir yetenektir. din, dil, ırk ayrımı yapmaz.

diyelim ti zikirler, esmalar ve ibadetler ile bu süreci geçirdik, teknolojik aletlerden uzak durduk, hayvani gıdalardan uzak durduk. hemen astral seyahate çıkacak mıyız?
hayır ne yazık ki bu çok da elimizde olan bir şey değil. kendinizi çok geliştirmeyene kadar vücut ve ruh astral seyahate çıkacağı zamanı kendi belirler. bu süre zarfında yaptığınız ve yapmakta olduğunuz tüm bu zorlayıcı şeyleri devam ettirmeniz gerekiyor. vücut titremeye ve tatlı acı bir huzur gelmeye başladığı zaman hazırsınız demektir. tabii gözlerinizi ağrıtmaması için ışıkları kapatabilir, sizi rahatsız etmemesi için kıyafetlerinizi ince seçebilirsiniz. bunlar tamami ile yanlış değildir ama tek başlarına da yeterli değildir.
bu anlattığım şeyleri i̇slam dinine inanmıyorsanız bile bir düşünmenizi ve kafe yormanızı isterim çünkü bu yöntemleri eski şamanlar, gurular, keşişler ve daha niceleri de kullanıyordu.

sizlere mevlana ve ibn-i sina'nın bu konuda olan sözleri ve iddia edilen bazı şeyleri de anlatıp konuyu kapatmak isterim

mevlana celaleddin rumi; "can; atlarınızı eğersiz koyar, bu sır ölümün kardeşidir, sırrıdır. ama gündüzün geri gelmesi için ayaklarını uzun bir bağla bağlar. can; boşlukta astar gibi gizlidir, bedense yorgan altında döner durur. sen bedensiz bir bedene sahipsin."

mevlana burada astral seyahatin ne kadar köklü olduğunu da söylemiş. ki zamanında antik mısır'da kahinler uzaylılar ile temasa geçtiğini bile iddia etmiş

mevlana 40 yaşına kadar bir medresede baş müderrislik yapmış, kitaplarda aşkı aramış bir adamdır. tebrizli şems ise hem müridini, hem mürşidini arayan bir garip adam. mevlana ile şems'in bir gün yolları kesişir. herkes mevlana'ya, bizi neden bıraktın da bu adam ile sohbetlere iştirak ettin diye darılır, küser ve kısar ama mevlana hiç birini dinlemez. zira o, kendine aşk'ı öğretecek, aşk'a ulaştıracak olanı bulmuştur. ancak önce şems mevlana'yı sınar. mevlana birkaç teste tabii tutulur. en sonunda şems onun hazır olduğunu düşünür ve odalarına kapanırlar ve dünya ile rabıtalarını keserler. k
kimisi onlar için "zikir ve sohbettedirler" derken, bazı kendini bilmezler işi cinsi münasebet boyutuna vardırmıştır. halbuki bunlardan hiçbiri doğru değildir. dünya ile rabıtasını kesen bu ikili, gayb alemine açılmıştır. bu ânı, anılarında şöyle anlatırlar:

"herkes bizi boş bir odada zikir çekiyoruz zanneder. halvetimizi böyle sanırlar. hatta mevlana'nın eşi bizi kapı deliğinden gözetler. ancak biz, aslında onları arş'tan izlemekteyiz."

i̇bni sina ise
"beden nefsin çalışmasına uygun bir hale gelince, ruh bedene gönderilir, istenirse bedenden ayrılır. tamamen ayrılınca bir daha yok olmaz." der.

ayrıca piri reis'in haritasını astral seyahat yardımı ile çizdiğini söyleyenler de var..

bu entryi burada bitirmek isterim umarım anlatabilmişimdir.
burara astral seyahati islama uygun şekilde anlattım. bunun dışında ruhunu şeytana satıp karşılığında bu gibi şeyleri elde eden insanlar da var.
bu yüzden lütfen kimse gelip "hayır şu şöyle değil böyle değil" gibi şeyler söylemesin, yorumlarınızı ve benim yanlış,eksik yazmış olduğum şeyler varsa lütfen belirtin :)
i̇yi günler parasepia